Pazar, Mayıs 13, 2007

Çalışanını marka yapanlar kazanıyor

Hamur kağıdın kokusunu unutmamak için her hafta sonu mutlaka kahvaltıda okumak üzere gazete almaya çalışıyorum. Pazar gazetelerinin en sevdiğim kısımları ise İnsan Kaynakları ekleri.

Bugün Sabah'ın İnsan Kaynaklarında "Marka çalışan, karı da arttırıyor" manşetiyle çok ilginç bir haber vardı:
Çalışan markası yönetimi şirketlere ne kazandırıyor?
* En çok çalışılmak istenen kurum konumuna geliyorlar.
* Tedarikçileri tarafından daha çok tercih edilen şirket olabiliyorlar.
* Kanal ve bayi olmak konusunda rakiplerine oranla en az iki kat daha fazlaşvuru alabiliyorlar.
* Zamanla ürün ve hizmetlerini daha karlı satabiliyorlar.
* Daha kolay ve daha avantajlı şartlarda kredi bulabiliyorlar.
* Pazarlama harcamalarını zaman içinde düşürüp daha fazla etki sağlayabiliyorlar.
* Toplumsal sorumluluk çalışmaları kadar ticari performansları, ürün ve hizmetleri de daha fazla ilgi görmeye başlıyor.
Aslında bu arkadaşlar arasında son yıllarda çok tartıştığımız bir konu. Özellikle son zamanlarda şirketler kaliteli insan kaynağı bulmada çok zorlanıyorlar. Bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi de şirketlerin ellerindeki mevcut insan kaynağını tutmayı başaramaması. Özellikle yazılım sektöründe çalışan en önemli sermayedir, fakat Türkiye'de maalesef bu sermayenin önemi hala tam olarak anlaşılabilmiş değil. Aslında bunda müşterilerin de çok büyük hatası mevcut. Son yıllara kadar müşteriler hizmet alacakları firmayı seçerken sadece firmanın adına bakıyorlardı. Gerçi artık bu durum yavaş yavaş değişmeye ve firmaların çalışanları da ön plana çıkmaya başladı.

Muhtemelen bu durum firma sahiplerini rahatsız ediyor çünkü markalaşan elemanı elde tutmak zorlaşıyor. Aslında yurtdışında çalışana hisse verilerek bu sorun büyük ölçüde çözülmüş fakat Türkiye'de bu kültür henüz oturmuş değil:
Türkiye hazır değil
Kadıbeşegil, "Türkiye'de sermaye tabana yayılmadığı çalışanlara hisse vermek yaygın değil. Bu yüzden çalışan markası yatırımcı dinamiklerinden yoksun şekilde inşa ediliyor. Markalaşmanın bir ayağı eksik kalıyor. Şirketler çalışanın işyeri ortamını, sosyal haklarını ve diğer beklentileri karşılıyor ama bu onları ekonomik açıdan da tatmin ediyor anlamına gelmez" diyor. Çalışanları markalaştırmanın birçok yatırımcı için masraf kapısı olarak görüldüğünü belirten Kadıbeşegil, yatırımcı açısından bakıldığında Türkiye'de bu örneklerin ancak yabancı sermayeli şirketlerde görülebileceğini söylüyor.
Yazılım Sektörü diğer üretim sektörleri ile karşılaştırıldığından gerçekten çok farklı bir resim çiziyor. JBoss'un eski patronu Marc Fluery, geçenlerde bir blog'unda yazılım dünyasındaki insan gücünün önemini şu şekilde vurgulamıştı:
A economic translation of the mythical man month hypothesis, is that "mathematically" you get more innovation and productivity by paying one superior developer $10 than by paying $1 to 10 average guys.
Some tasks in software are better served by "lone-wolf" innovators than by armies of developers, some are not.
Dünya son zamanlarda çok daha hızlı dönüyormuş gibi geliyor bana. Bakalım bu dönüşe kimler ayak uydurabilecek.

Etiketler: ,

1 Yorum:

Anonymous İbrahim Demir dedi ki...

Mustafa Abi Merhabalar;

Bu tarz konular hep gündemde nedense? Demekki bir yerlerde bir hoşnutsuzluk yada aksaklık var diye düşünüyorum.

Bu gibi durumlarda Garanti Bankası Eski Genel Müdürü Akın Öngür 'ün sözleri gelir aklıma.
DİĞER YÖNETİCİLER ÇALIŞANLARI İÇİN YAPTIKLARI HARCAMALARI GİDER KALEMİNE YAZARKEN BEN GELİR OLARAK GÖRÜRDÜM demişti kendileri bir ropörtajda ve şu anda bu kişinin yönetim anlayışı Harward Üniv. yönetimsel derslerde okutuluyor.

Bilişim sektöründe de bu durum hep karşımızda. Nedeni ise bilişimden anlamayan kişilerin yönetimde olması.

Sürekli kar-zarar durumlarını dört işlemle hesaplayabileceklerini sanıyorlar (KAR= PROJE GELİRİ-(UCRET*ADAM SAYISI) ) ama bu onlara kısa günün karından başka birşeyin sonucunu vermiyor.

Umarım zamanla bizim sektörde de çalışanının ve yapılan işin kıymetini bilen yöneticiler iş başında olur.

Yazılım sermayesi insan olan ENDER çalışma alanlarından biridir.

Bir inşaatta ne kadar kaliteli malzeme kullanırsanız o kadar sağlam bir bina yaparsınız.Aynı şekilde yazılım projelerinde de ne kadar kalifiye insanlar çalıştırırsanız o kadar sağlam yazılımlar elde edersiniz.

Kolay gelsin

9:40 ÖS  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa